Makale ve Bildiriler

Üniversite Hastanelerinde Bölüm Verimliliğinin Performansa Dayalı Ek Ödemeye Etkisi: Bir Model Önerisi

Araştırmada üniversite hastanelerinde uygulanan ek ödeme sistemi için maliyetleri azaltan, gelir – gider dengesini kuran, sadece çok çalışanın değil verimli ve kaliteli çalışanın kazanacağı bölüm bazlı bir model oluşturulması amaçlanmıştır. İlk aşamada araştırmanın evrenini oluşturan Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri otuz anabilim dalının, gelir- giderleri tespit edilerek mali verimlilik değerleri çıkarılmıştır. Sadece finansal çıktılar yeterli görülmediğinden, ikinci aşamada veri zarflama analiziyle bölümlerin kaynak kullanım etkinlikleri ölçülmüştür. Sağlık hizmeti sunumundan elde edilen gelirin, gidere oranı % 85’ dir. Sadece bir bölüm verimli ve sadece iki bölüm etkin bulunmuştur. Aralarında 0,995 gibi yüksek bir korelasyon değeri bulunan bu iki sonuç birbirini desteklemektedir. Ek ödemeye Kalite Verimlilik Katsayısı olarak eşit olarak veya ayrı ayrı yansıtılabilir. Sonuç olarak kamu sağlık hizmeti gelirleri, maliyetleri karşılayamamakta ve bu durum hizmetin sürekliliğini zora sokmaktadır. Çözüm personel özlük haklarının, yasal bir düzenlemeyle döner sermaye yerine üniversite bütçesinden karşılanmasıdır. Performansın bölüm verimliliğine dayalı uygulanması ayrıca katkı sağlayabilir.

Güvenlik Kodu Çeşitliliği İle Siber Tehditlere Karşı Güçlü Güvenliğin Sağlanması

Siber dünyada, teknoloji ve internetin hızla ilerlemesi beraberinde gelişmekte olan siber suçları da getirmektedir. Güvenlik kodlar (captcha) bu suçları engellemek amacıyla oluşturulan bir güvenlik katmanı olarak kullanılırlar. Bir sisteme giriş yapıldığında girişin kullanıcı tarafından yapılıp yapılmadığının ayırt edilebilmesi için tasarlanmış bir güvenlik mekanizması ve kötü niyetli bot programlarına karşı korunma amaçlı kullanılır. Bu nedenle girişin insan mı yoksa bot yazılımı tarafından mı yapıldığı önem arz etmektedir. Bu çalışmada, Güvenlik kod (captcha) türleri ve yapılan Güvenlik kod (captcha) çalışmaları baz alınarak daha güvenli bir Güvenlik kod (captcha) kombinasyon testi sunulmuştur. Önerilen yaklaşım temelde üç aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada kullanıcının Güvenlik kod (captcha) ile imtihanını zorlaştırmamak için metin tabanlı basit Güvenlik kod (captcha) ile test edilmesi istenmektedir. İkinci aşamada, ilk aşama testi başarısız olduğunda metin ve resim tabanlı daha zorlaştırılmış Güvenlik kod (captcha) testi sunulmaktadır. Üçüncü aşamada ise ilk iki aşamadan daha karmaşık ve kullanıcıyı zorlayacak farklı tabanlı Güvenlik kodu (captcha) sunulmaktadır. Bu yaklaşım ile kullanıcı ile bot ayırımı daha kolay yapılabilmekte ve oluşturulan Güvenlik kodu (captcha) birleşim çeşitliliği ile bot programlarının algoritmasına meydan okunabilmektedir.

Bilgisayar Oyunlarına İlişkin Ailelerin Görüşleri ve Öğrenci Üzerindeki Etkilerin Belirlenmesi

Çocukların günümüzde kullandığı en önemli eğlence araçlarının başında bilgisayar oyunları gelmektedir. Bilgisayar oyunları bilinçli ve doğru bir şekilde kullanılmadığı zaman başta çocuklar ve aileler olmak üzere tüm topluma karşı olumsuz sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir. Ayrıca son dönemlerde şiddet içeren oyunların giderek artması, aileleri bu oyunların olumsuz etkileri üzerine düşünmek zorunda bırakmaktadır. Günümüzde, bilgisayar oyunları dikkatle incelenmesi gereken büyük bir sektör haline dönüşmüştür. Oyun sektörü geliştikçe etkileri ülkemizde de görülmektedir ve bu sayede oyun kültürü Türkiye’de de gelişmektedir. Bu nedenle Türkiye’nin şu anda içinde bulunduğu durumu incelemek ve bilgisayar oyunlarının etkilerini belirlemek önemli bir hale gelmiştir. Bu çalışma ilköğretim ikinci kademe öğrenci velilerinin bilgisayar oyunları hakkında görüşlerinin araştırılması ve öğrenci üzerinde etkilerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 6 ilköğretim okulunun ikinci kademe öğrenci velilerinden 215 kişi oluşturmaktadır. Anket literatür taraması yapılarak ve uzman görüşleri alınarak geliştirilmiştir. Toplanan veriler istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Anket sonuçlarına göre aileler büyük oranda çocuklarını bilgisayar oyunlarının zararlarından korumak amaçlı kural koyduklarını belirtmişlerdir. Çoğu aile ise bilgisayar oyunlarının çocuğunun başarısını olumsuz yönde etkilediğini belirtmiştir. Ailelerin büyük bir kısmı çocuklarının bilgisayar oyunu oynamasıyla ilgili endişelendiğini belirtmiştir.

Adli Bilişim Eğitiminin Gereksinimi ve Genel Olarak Değerlendirilmesi

Bilişim teknolojilerinin sürekli olarak değişimi ve gelişimi; insan yaşamına sağladığı kolaylık ve imkanların yanı sıra, bir çok tehlikeyi de beraberinde getirmektedir. İnternetin sosyal hayattan iş hayatına kadar her alanda kullanılır hale gelmesi, bu alanda işlenen suçların etkinliğini ve kapsamını arttırmaktadır. Siber suçlar ya da diğer adıyla bilişim suçları, kötü amaçlı insanlar tarafından internet ve bilgisayar sistemlerindeki güvenlik açıklıkları kullanılarak işlenmekte; kişilere, kurumlara hatta devletlere maddi veya manevi büyük kayıplar verebilmektedir. Bu durum devletleri tedbir almaya yönlendirmiş; siber alanda mevzuat boşluklarının giderilmesi için çalışmalar yürütülmüş ve artan uzman kişi ihtiyacı karşısında bu suçlarla mücadele edebilecek beceri ve eğitime sahip kişilerin yetiştirilebilmesi için eğitim ve öğretim kurumlarında çeşitli düzeylerde programlar oluşturulmuştur. Bu çalışmada; adli bilişim ve dijital delil kavramları açıklanmış, adli bilişim eğitiminin gereksinimi, Türkiye ve Dünya’da adli bilişim eğitimi ve programları incelenerek elde edilen bulgular ve sonuçları değerlendirilmiştir.

Mobil Öğrenmeye İlişkin Bir Yazılım Geliştirme Ve Değerlendirme

Mobil yazılım, Temel Bilgi Teknolojisi dersi için geliştirilmiştir. Bu mobil yazılım öğrenciler tarafından kullanılmıştır. Temel Bilgi Teknolojisi dersi için hazırlanmış mobil yazılıma ilişkin öğrenci görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma için anket geliştirilmiştir. Öğrenci görüşleri bu anket yoluyla alınmıştır. Araştırmayı, Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesi Bilgisayar Eğitimi bölümünde okumakta olan 132 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırma sonuçlarına göre katılımcıların birçoğu bu öğrenme ortamına ilgi göstermiştir. Ayrıca bazı öğrenciler mobil yazılımı kullanacaklarını söylemiştir.

Web Destekli Öğretimin Cobol Programlama Dili Dersindeki Öğrenci Başarısına Etkisi

Araştırmanın amacı web destekli öğretimin Cobol Programlama Dili dersindeki öğrenci başarısına olan etkisini incelemektir. Bu araştırma Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesinde okuyan 48 Bilgisayar Eğitimi Bölümü 4. Sınıf öğrencisi üzerinde yapılmıştır. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Kontrol grubundaki öğrenciler sadece geleneksel öğretime devam ederken, deney grubundaki öğrenciler ek olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen web sitesini kullanmışlardır. Araştırma sonuçları, deney ve kontrol grubunun Cobol Programlama Dili dersindeki başarıları arasında anlamlı bir farkın olmadığını göstermiştir.

İnternet ve İntranet’e Dayalı Sanal Dershane Sistemi

Bu makalede internet ve intranet’e dayalı sanal dershane sisteminin genel yapısına ve eğitime katkısına değinilmiş, öğretim elemanı ve öğrenciler yönüyle sistemin değerlendirilmesi yapılmıştır.

Çoklu Zeka Kuramına Göre Hazırlanmış Olan Bilgisayar Destekli Trafik Eğitim’ine İlişkin Öğrenci Görüşleri

Trafik Eğitimi dersine yönelik hazırlanmış olan Eğitsel yazılımın Bilgisayar destekli öğretim programına yönelik genel yaklaşımları ve programın teknik özellikleri olmak üzere iki alt boyut açısından incelenmiştir. Araştırmada verileri toplamak amacıyla anket geliştirilmiştir. Anket ile Çoklu zeka kuramına göre hazırlanmış olan Bilgisayar Destekli Öğretim (BDÖ) uygulamalarına ilişkin öğrenci görüşleri saptanmaya çalışılmıştır. Bu araştırma için ilköğretim 4. sınıfında okuyan 34 öğrenciye 8 hafta uygulama yaptırılmış ve uygulama sonunda anket uygulanmıştır.

Çocuklarda Vergi Bilinci Oluşturmaya Yönelik İnternet Sayfası Tasarımı

İlköğretim çağındaki öğrencilerden başlayarak toplumdaki tüm bireylerin vergi konusunda bilgilendirilmesi gerekir. Bu amaçla Millî Eğitim Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı arasında is birliği yapılarak, çocuklarda vergi bilinci geliştirmeye yönelik eğitim öğretim materyali ve İnternet sayfası hazırlanması amacıyla bir protokol imzalanmıştır. Bu proje ile çocuklarda çocukların vergi ile ilgili olumlu tutum oluşturmaları ya da mevcut tutumlarını olumlu yönde değiştirmeleri hedeflenmektedir. Bu çalışmada, İlköğretim okullarının 3., 4. ve 5. Sınıflarında öğrenim gören 10–12 yaslarındaki öğrencilere vergi bilinci vermek için bir İnternet sayfası  tasarlanmış ve geliştirilmiştir. Öğrencilerin %87’si İnternet sayfasını olumlu bulmuşlardır. Ayrıca, öğrencilerin %27’si ise İnternet sayfası ile ilgili olarak daha fazla etkinliğin ve oyunların olması gerektiğini belirtmiştir.

Ses Kontrollü Web Tarayıcı

Bu program “Visual Studio.Net C#” programlama dili ile hazırlanmıştır. Bu çalışma kullanıcıların web tarayıcısını ses ile kullanabilmesi için geliştirilmiştir. Kullanıcı tarafından ziyaret edilen web sitelerin kaydedilmesi web tarayıcısı ile sağlanmaktadır. Ayrıca, bu web siteler ses komutlar ile açılmaktadır.

Hareketi Algılayan Kamera Destekli Güvenlik Programı

Bu çalışma, HAK (Hareketi Algılayan Kamera) isimli program sayesinde sürekli olarak kamerada izlenen, ışığın sabit olduğu bir ortamda hareketli bir nesne gelince fotoğrafını çekip kayıtlı bir mail adresine mail göndererek haber verilmesini sağlar. Hareket algılama işleminde sensör kullanılmamaktadır, kameradan alınan görüntü programda işlenerek hareket algılanmaktadır. Hareket algılama işlemi AForge.NET açık kaynak kodlu C# kütüphanesini kullanarak gerçekleştirilmiştir. Sistem geri bildirim için kayıtlı olan mail adresine İnternet yoluyla mail atmaktadır. Hareketin algılanması anında kamera alanına giren görüntünün fotoğrafı çekilmektedir. Gerçekleştirilen bu uygulamayla güvenlik alanında maliyet, zaman ve emek kaybı önlenmektedir.

Çocuklarda Kimyasal Maddelere İlişkin Farkındalığın Artırılması: Bir Öğretim Materyalinin Geliştirilmesi ve Denenmesi

Kimyasal maddelerin güvenli kullanımı ile ilgili toplumda genel bilgi eksikliği olması, özellikle çocukları kimyasal maddeler konusunda bilinçlendirmenin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu amaçla Avrupa Birliği Yasam boyu Öğrenme Programı Leonardo da Vinci (LdV) Ortaklık Projeleri kapsamında “İç ve dış ortam kimyasal maddelerin zararları konusunda çocukların farkındalıklarını arttırmak” adlı bir proje hazırlanmıştır. Proje için üç ülkedeki (Türkiye, Polonya, İsveç) sekiz kurumdan oluşan disiplinler arası bir ekip oluşturulmuştur. Hazırlanacak eğitim materyalinin temel kavramlar, evimizdeki ilaçlar, ev içi temizlik ürünleri, pestisitler, plastikler, çevresel sigara dumanı ve karbon monoksit baslıklarını içermesi planlanmış ve DVD ile öğretmenlere yönelik bir el kitabı hazırlanmıştır. Çalışmada ilköğretim 4. ve 5. sınıfa devam eden yasları yaklaşık 10-12 arasında olan çocuklardan oluşan iki deney ve iki kontrol grubu yer almıştır. Araştırma sonucunda, ele alınan kimyasallar ve bunların kullanımına ilişkin, deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubundaki öğrencilere göre son testte daha fazla doğru yanıt verdikleri elde edilmiştir. Etkileşimli bir süreçte kullanılacak bu öğretim materyalinin Fen ve Teknoloji dersi öğretim programlarındaki boşluğu doldurması ve çocukların daha bilinçli bireyler olarak gelişmelerine katkıda bulunması beklenmektedir.

Baskın Zeka Türüne Dayalı Olarak Geliştirilen Bilgisayar Destekli Trafik Eğitiminin Öğrenci Başarısına Ve Tutumuna Etkisi

Bu araştırma, İlköğretim birinci kademe 4. sınıf trafik eğitimi dersinin öğretiminde baskın zeka türüne dayalı olarak geliştirilen bilgisayar destekli eğitimin trafik eğitiminde etkililiğini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Uygulama sürecinde baskın zeka türüne dayalı olarak geliştirilen eğitsel yazılım öğrencilere kullandırılmıştır. Araştırma için “Trafik Eğitimi Başarı Testi”, “Trafik Eğitimi Tutum Ölçeği” uygulanmıştır. Ön test-son test puanlarının karşılaştırılmasına ilişkin bağımlı gruplar t-testi ve ön test puanlarına göre düzeltilmiş Trafik Eğitimi dersine yönelik tutum son test puanları için kovaryans analizi kullanılmıştır. Öğrencilerin BDÖ’e yönelik tutumları olumlu olmakla birlikte yapılan uygulamalar, öğrencilerin tutumlarında çok hızlı bir değişim sağlayamamıştır. BDÖ grubunda yer alan öğrenciler, trafik eğitimi dersini daha iyi öğrenmişlerdir.

Ağdaki Bilgisayarların Kontrolü ve Varlık Yönetimi Yazılımının Kullanılabilirliğinin Değerlendirilmesi

Günümüzde teknolojik gelişmeler sonucunda ağa bağlı olmadan çalışan bilgisayarların kullanımı neredeyse ortadan kalkmıştır. Bilgisayar ağlarının yaygın kullanımı etkin bir yönetim ve denetim ihtiyacı ortaya çıkarmaktadır. Bilgi işlem birimlerinde çalışan sistem ve ağ yöneticileri, etkin bir yönetim ve kontrol yapabilmeleri için ağlarında çalışan bilgisayarların, yani varlıkların, özelliklerini bilmelidir. Bu çalışmada “Ağdaki Bilgisayarların Kontrolü ve Varlık Yönetimi” yazılımı incelenmiş, kullanılabilirlik ve güvenilirlik analizi yapılmıştır. Yazılımda C# programlama dili ile Powershell ve WMI teknolojileri kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS for Windows 16.0 istatistik paket programı ile değerlendirilmiş ve güvenilirlik analizi için Cronbach’s Alpha yöntemi kullanılmıştır.

Mobil Cihazlar İçin Ders İçerik Paketinin Geliştirilmesi

Günümüzde teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişmekte olup akıllı telefonlar ve tablet PC’lerin kullanımı yaygınlaşmakta, kullanıcı yaş düzeyi de düşmektedir. Hayat boyu öğrenim faaliyetlerinin büyük bir ivme kazandığı günümüz dünyasında, eğitsel içeriklerin daha çok çoklu ortam öğelerinin kullanılabildiği bu donanımlarla sunulması gereği ortaya çıkmıştır. Hazırlanan e-içeriklerin bu içerikleri hedef kitlesinin genelde sahip olduğu teknolojik donanımlara uygun olarak hazırlanması gerekmektedir. Ayrıca ihtiyaç duyulan içerik miktarının ve çeşidinin çokluğu sebebiyle bu içerik paketlerini bilgisayar konusunda uzman olmayan eğitimcilerin de kolayca hazırlayabileceği bir ders paketi hazırlama yazılımına ihtiyaç duyulmuştur. Kullanıcı profili dikkate alınarak geliştirilecek yazılım için uygun donanımının seçilmesi, ekranlarının doğru tasarlanması ve geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle mobil telefonlarına yönelik ders içerik paketinin tasarımının nasıl olması gerektiği ve bu ders içeriklerinin geliştirilmesi aşamaları üzerine durulmuştur. Sonuç olarak geliştirilen yazılımların mobil öğrenmeye katkı sağlamak amacıyla öğretmenler ve öğrenciler tarafından kolaylıkla kullanılabileceği ve tabletler için de tekrar tasarlanarak kullanım alanının genişletilebileceği düşünülmektedir.

İşitme Engellilere Yönelik Dinamik Web Sayfasının Geliştirilmesi

İşaret dili işitme engellilerin iletişime geçmek için kullandıkları dildir. İşaret dilleri dijital dünyada yeterince kullanılamamaktadır. Bu durum işitme engellilerin web sayfalarını etkili bir şekilde kullanmasını olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmada ülkemizde hizmet veren işitme engelli bireyler için tasarlanmış mevcut web sitelerini tamamlayıcı işitme engellilere yönelik dinamik bir web sayfası geliştirilmiştir. Geliştirilen bu web sayfası ile işitme engellilerin web üzerinden işaret dilinde hazırlanmış videolara erişimi ve videoları paylaşımı sağlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, işitme engeli olan veya olmayan bireylerin işaret dilinde kaydettikleri videoları web sitesine çevrimiçi olarak aktarmalarını sağlayan, engellilerin de gönderilen videolar arasından yönetim tarafından uygunluğu doğrulanmış olanları çevrimiçi izlemelerini mümkün kılan bir web sitesi tasarlamak ve web sitesinin kullanılabilirliğini değerlendirmek, kullanıcıların işaret dili ile hazırladığı videoları web sitesi klasörlerine aktarmaları için bir uygulama geliştirmektir.

Bilişim Güvenliği Tedbirleri ve TKDK Kurumunda Uygulama Örneği

Veri, tek başına hiçbir anlam ifade etmeyen işlenmemiş bilgidir. Verilerin anlamlı olarak işlenmesiyle bilgi oluşur. Bilgi güvenliği, elektronik ortamlarda tutulan bilgi ve verilerin yetkisiz kişiler tarafından ele geçirilmemesi ile oluşabilecek maddi ve manevi zararlardan korunmak için alınan tedbirler bütünüdür. Bilişim ve sistem güvenliği, kurumların sahip olduğu bilgi kaynaklarının korunmasına yönelik güvenlik tedbirlerini kapsar. Bir kurumun sahip olduğu maddi varlıklar yanında kurumun bilgisi de değeri olan ve korunması gereken bir varlıktır. Bilişim sistemlerinin kullanımının artmasıyla bilişim ve sistem güvenliğinin önemi de gün geçtikçe artmaktadır. Kurumlarda saldırılar en çok kurum çalışanları tarafından yapılmaktadır. Bu saldırıları kurumla ilgisi olmayan üçüncü şahıslar ve en son olarak da eski çalışanlar izlemektedir. Mevcut çalışan personelin tehditleri, bilgi ve tecrübesizlikten kaynaklanan kötü niyetli olmayan tehditlerdir. Kurumlar en çok personelin eğitimsizliğinden dolayı zarar görmektedir. Bu çalışmada bilişim ve sistem güvenliği prensip ve pratiklerinden bahsedilecek; bilgi, bilişim ve sistem güvenliğinin sağlanması için gerekli olan tedbirler ele alınacaktır. Son olarak, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunda (TKDK) bilişim ve sistem güvenliği uygulama örneği verilecektir.

Mobil Cihazlara Yönelik Uzaktan Eğitim Sisteminin Geliştirilmesi

Gelişen teknoloji ile uzaktan eğitimin etkinliği sürekli artmaktadır. Günlük hayatın vazgeçilmezi olan mobil cihazlar ile uzaktan eğitimin etkinliğinin artırılması hedeflenmektedir. Zamana ve mekâna bağlı kalmaksızın uzaktan eğitimin sağlanması bu mobil cihazlarla birlikte ulaşılabilir hale gelmiştir. Ayrıca günümüzde insanların taşınabilir cihazlarını sürekli yanlarında bulundurmaları göz önüne alındığında, bu cihazları eğitim alanında da iletişimi sağlayacak birincil bileşenler haline getirmektedir. Bu çalışmada, mobil ve masaüstü cihazlarda çalışabilecek, kullanıcı kolaylığı sağlayan ve ilgisini artıran, kullanıcılar arasında sesli ve görüntülü iletişim sağlayabileceği bir uzaktan eğitim sistemi geliştirilmiştir. Sosyal ağların insanların üzerindeki etkisi de tasarlanan sistemde göz ardı edilmemiş ve bu ağların genel özellikleri sisteme uyarlanmıştır. Sistem üzerinde oluşturulan kullanıcılar yetkilerine göre kendilerine belirlenen modülleri kullanabilmektedir. Bu çalışmada tasarlanan sistemdeki bileşenler birbirinden ayrı değerlendirilmiş ve bu bileşenleri oluşturmak için birden fazla teknoloji aynı anda kullanılarak hibrid bir yapı elde edilmiştir.

Kurumsal Siber Güvenliğe Yönelik Tehditler ve Önlemleri

Günümüzde bilgi ve iletişim teknolojilerinde çeşitli uygulamaların artarak kişilerin günlük yaşantılarının vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte gerek kamu gerekte özel sektörde birçok kurum hizmet sunumlarını siber ortamda gerçekleştirmektedir. Zaman ve coğrafi sınırlılıkların kalkarak anlık iletişim ve bilgi paylaşımının bulunduğu ve gerekli bilgi ve araçların kolaylıkla temin edilerek karmaşık ve organize saldırı ve tehditlerin gerçekleştirilebildiği bu ortamda etkin bir güvenlik anlayışı sadece ulusal ya da uluslararası alınabilecek güvenlik önlemleri ile sağlanamayacağı açıktır. Bu bağlamda siber ortamda ağırlıklı olarak saldırı ve tehditlere maruz kalan kurum ve şirketlerin kendi siber güvenliklerini sağlama adına gerekli adımları atmaları ihtiyaç olarak hissedilmektedir. Bu çalışmada giderek artan ve daha karmaşık hale gelen siber tehditlere karşı kurumsal bazda yapılabilecekler (genel bir çerçeve içinde) sunulmuştur. Ülkemizdeki kurumlara siber tehditlere karşı kurumsal siber güvenliklerini korumaları hususunda yardımcı olmanın amaçlandığı çalışma da görüşme ve doküman analizi gibi veri toplama yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda kurumsal siber güvenliğe yönelik tehditlerin etki ve zararlarını arttırırken kurumların siber güvenlik konusunda yeteri kadar farkındalık taşımadığının tespit edilmesinin yanı sıra verinin gizliliği, bütünlüğü ve erişebilirliğinin hedeflendiği kurumsal siber güvenliğin atılacak temel adımlar neticesinde etkili ve sağlam kılınarak yaşayan bir süreç olarak ele alınması gerektiği anlaşılmıştır.

Ortaöğretim Kurumlarındaki Öğrencilerin Bilişim Suçlarına İlişkin Farkındalık Düzeylerinin İncelenmesi (Ankara İli Gölbaşı İlçesi Örneği)

Bu makalede Gölbaşı ilçesi ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilerin, bilişim suçlarına yönelik bilgi düzeyleri,  bilişim suçlarına maruz kalma durumları ve bilişim suçlarına ilişkin farkındalık durumlarının cinsiyet, yaş ve günlük internet kullanma süresine göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmaya Ankara ili Gölbaşı ilçesinde yer alan üç ortaöğretim kurumundan tesadüfi seçilen 200 öğrenci katılmıştır. Veriler, ”Bilişim Suçlarına Yönelik Farkındalık Belirleme” anketi ve “Kişisel Bilgi Formu” ile toplanmıştır. Ankette, öğrencilerin bilişim suçlarına yönelik farkındalık düzeylerini, bilişim suçlarına yönelik eğitim alma isteklerini ve bilişim suçlarına maruz kalma düzeylerini içeren 45 madde yer almaktadır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Çalışmaya katılan ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilerin bilişim suçları ile mücadelede farkındalıklarının artırılması gerektiği, % 30’dan fazlasının bilişim suçlarına maruz kaldığı, neredeyse %40’nın bu konuda eğitim almak istedikleri ve % 55,5 oranında çocuk pornografisi içerikli sitelere bazen de olsa eriştikleri ortaya çıkmıştır. İnternete bağlı kalma süresi ve yaş değişkenlerinin;  bilişim suçlarına ilişkin farkındalık düzeylerinde bir etkisi olmadığı, cinsiyet değişkenine göre ise bilişim suçlarına ilişkin farkındalık düzeyi istatistiksel olarak anlamlı olduğu, farklılık gösterdiği görülmüştür.

Açık Eğitim Kaynaklarının Gelişimi ve Türkiye’de Uygulama Alanları

e-Öğrenme bir bilgisayar ağı üzerinden öğrenenlerin kendi kendine öğrenmesini temel alan eş zamanlı ve eş zamansız olarak gerçekleştirilen ve her birey için eşit eğitim imkânı sunan bir öğrenme çeşididir. Yüz yüze eğitimin ve e-Öğrenmenin etkinliğini artırmaya yönelik çalışmaların en önemlilerinden biri açık ders önerisinin geliştirilmesidir. Açık Eğitim Kaynakları (AEK), derslerin İnternet ortamında açık ve ücretsiz olarak erişimine ve kullanımına imkân sağlayan her türlü ders kaynağıdır. Dünya’da “Açık Eğitim Kaynakları” ile ilgili çalışmalar 1990 yılların sonlarında ABD’de MIT’in öncülüğünde başlatılmıştır. Türkiye’de ise bu yöndeki çalışmaların ilk defa 2006 yılında Türkiye Bilimler Akademisi’nin (TÜBA) öncülüğünde başlatıldığı görülmektedir. Çalışmada “Açık Eğitim Kaynakları” konusunda çalışma yürüten ve sistematik altyapısını oluşturarak veri girişinde bulunan Ankara, Gazi, İstanbul Teknik, Hacettepe, Orta Doğu Teknik, Bartın, Harran ve Başkent Üniversiteleri ele alınmış ve bu üniversitelerin AEK Sistemleri çeşitli açılardan incelenmiştir. Araştırma sonucuna göre Türkiye’de AEK’ye yönelik girişimlerin yeterli düzeyde olmadığı, sadece sekiz üniversitenin bu yönde etkin bir çalışma içerisinde olduğu saptanmıştır. Çalışmada bu üniversiteler tarafından geliştirilen ve açık erişime açılan dersler; lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde incelenmiş ve doktora düzeyinde ders girişinde bulunan üniversite olmadığı tespit edilmiştir. En fazla ders girişinin fen bilimleri alanında, en az ders girişinin ise sağlık bilimleri alanında yapıldığı saptanmıştır. Ders materyalleri oluşturulmasında görsel, işitsel ve uygulamaya yönelik materyallerden ziyade pdf ortamında sunulan metinsel içeriklerin tercih edildiği görülmektedir. Açık ders herkesin erişimine açık olan ders içeriği sunmayı hedeflese de bazı üniversitelerdeki AEK’yi görebilmek için ilgili üniversitenin öğrencisi olmak gerekmektedir. Açık ders, ücretsiz ve açık eğitsel kaynakları barındıran ders olarak tanımlansa ve herkesin erişimine açık olması gerektiği düşüncesi yer alsa da bazı üniversitelerde bu sistemlere erişimde sadece o üniversite öğrencilerinin sahip olabileceği kullanıcı adı ve şifre ile sisteme giriş izni verilmektedir. Bu da sistemin oluşturma mantığına aykırıdır.

Bilişim Teknolojileri Ve Yazılım Dersine İlişkin Öğretmen Görüşleri

Bu araştırmanın temel amacı 2014-2015 eğitim-öğretim yılında ortaokul bilişim sistemleri ve yazılım dersi öğretim programını bilgisayar öğretmeni görüşlerine göre değerlendirmektir. Araştırmada nicel yöntemlerden anket, nitel yöntemlerden görüşme kullanılmıştır. Nicel çalışma grubu için 60 bilgisayar öğretmenine web üzerinden ulaşılarak ankete cevap vermeleri sağlanmıştır. Nitel veriler için, 5 bilgisayar öğretmeni ile görüşmeler yapılmıştır. Nicel verilerin analizi için frekans, yüzde dağılımı ve verilerin öğretmenlerin cinsiyetine, mezun oldukları okula ve çalışma sürelerine göre anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığını hesaplamak üzere t-testi ve tek yönlü ANOVA testi yapılmıştır. Nitel veriler için görüşmeler ses kayıt cihazı ile kaydedilmiş, bilgisayar ortamına aktarılmış, satır satır okuma tekniği ile içerik analizi yapılmıştır. Yapılan anket çalışması sonucunda; öğretmen görüşlerine göre bilişim teknolojileri ve yazılımı dersi için bilişim okur yazarlığı olarak, bilişim teknolojilerini kullanarak iletişim kurma, bilgi paylaşma ve kendini ifade etme, araştırma, bilgiyi yapılandırma ve işbirlikli çalışma ve problem çözme, programlama ve özgün ürün geliştirme bakımından genel olarak oldukça olumlu değerlendirildiği tespit edilmiştir. Sonuçlara genel olarak bakıldığında, bilgisayar öğretmeni görüşlerine göre, bilgisayar dersi hedeflerinin öğrenci düzeyine uygun olduğu belirtilmiştir. Programda, bilgi iletişim vizyonu çerçevesinde ilgili konulara daha geniş yer verilmelidir.

Adli Bilişimde Silinmiş Dosyaların Kurtarılması Üzerine Karşılaştırmalı Yöntemler

Veri kurtarma çalışmalarında temel olarak iki yöntem uygulanır. Bunlardan birincisi dosya sistemlerinin analiz edilerek yapılan veri kurtarma çalışmaları, ikincisi ise dosyaların yapısal özelliklerinden yola çıkılarak yapılan çalışmalardır. Çalışmamızda öncelikle dosya sistemleri ve çalışmamızın konusu olan NTFS dosya sistemi hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra NTFS dosya sisteminde bir dosyanın oluşturulması ve silinmesi işlemlerinin arka planda ne şekilde gerçekleştiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda veri kurtarma çalışmalarında uygulanan iki farklı yöntem, avantaj ve dezavantajları tartışıldıktan sonra örnek bir çalışma üzerinde uygulanmıştır.

Baskın Zekâ Türüne Göre Hazırlanmış Trafik Eğitimi Web Sitesinin Geliştirilmesi Ve Değerlendirilmesi

Bu makale, öğrencilerin bireysel farklılıkları dikkate alınarak hazırlanmış bir Web destekli bir öğretim modülüdür. Baskın zekâ türüne göre hazırlanmış bir web sitesi geliştirilmiştir. Ders etkinlikleri ileri ve geri takip edilebilmekte, her bir etkinliğe ayrı ayrı cevap verilebilmektedir. Bu araştırma için ilköğretim 4. sınıfta okuyan 33 öğrenciye 8 hafta uygulama yaptırılmış ve uygulama sonunda anket uygulanmıştır. Ayrıca uygulama sonunda sınıf öğretmenin ve 33 öğrenci velisinin görüşleri alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Öğrenci Görüş Anketi”, “Öğretmen Görüşme Formu” ve “Veli Görüşme Formu” uygulanmıştır. Öğrenci görüşlerinin belirlenmesi amacı için frekans ve yüzde dağılımları kullanılmıştır. Öğretmen ve veli görüşleri ise nitel olarak değerlendirilmiştir. Verilerin analizi sonuçlarına göre, öğrencilerin web sitesine ait görüşleri olumludur. Yani öğrencilerin; WDÖ’den hoşlandıkları, ilgilerini çektiği, öğrenmelerini kolaylaştırdığı, web sitesinin başka derslerde de uygulanabileceğini düşündükleri söylenebilir. Ayrıca, WDÖ ilişkin öğretmenlerin ve velilerin görüşleri de olumludur.

Kuzey Atlantik Antlaşma Örgütü’nün (NATO) Siber Güvenlik Stratejisinin İncelenmesi

Son yıllarda bilgi ve iletişim teknolojilerinde gerçekleşen gelişmeler ile coğrafik sınırların yerini sanal ortamda belirlenen dijital sınırlar almıştır. Siber saldırılara karşı ulusal çıkarların korunması ve siber uzayın sınır güvenliğinin sağlanması hususunda karşılaşılan zorluklar, devletlerin uluslararası anlaşmalar yapmasını kaçınılmaz hale getirmiştir. Bu çalışmada, küreselleşen dünyada ülkeleri aynı çatı altında birleştiren en büyük organizasyonlardan biri olan NATO’nun uyguladığı siber güvenlik stratejisi incelenerek, Türkiye’nin uyguladığı siber güvenlik stratejisine olumlu katkılar yapmak amaçlanmıştır.

ISO27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Standardının Kamu Kurumlarına Uygulanabilirliğinin Araştırılması: Ankara İli Örneği

Bu araştırmada, ISO27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi (BGYS) sertifikasyon sürecinin tamamlamış kamu kurumlarında kurum personelinin sistem hakkındaki düşüncelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu sebeple araştırma kapsamında, “Yönetim Kadrosu”, “BGYS Ekip Üyeleri”, “Kurum Teknik Personeli” ve “Kurum Personeli” gibi dört farklı odak grup üzerinde ilgili gruplar için hazırlanmış farklı anketler uygulanmıştır. Hazırlanan anketlerde 5’li likert ölçeği kullanılmıştır. Likert tipi ölçek sorularında güvenilirlik analizi uygulanmıştır. Yapılan ön çalışmanın analizleri sonucunda anketin güvenilirlik katsayısının kabul edilebilir düzeyde olduğu görülmüştür. Elde edilen verilerde odak gruplarının görüşlerinin belirlenmesi amacıyla frekans ve yüzdelik dağılımları belirlenerek yorumlanmıştır. Elde edilen veriler ışığında, yönetim kadrosunun ISO27001 sertifikasyon sürecini olumlu karşıladığı, kurumsal süreçlerin ve bilgi güvenliğinin sağlanması açısından olumlu katkı sağladığı yönünde görüş birliği olduğu görülmüştür. Diğer taraftan BGYS ekip üyelerinin, ISO27001 süreçlerinin etkin bir şekilde yönetilebilmesi için gereken teknik yeterlilik, eğitim ve sayısal çokluk noktasında takviye ihtiyaçları olduğu yönünde görüş bildirdikleri görülmüştür. Teknik ekip üyelerinin ise ISO27001 süreçlerinin işlerini kolaylaştırdığı ve etkin çalışma yürütülmesine katkı sağladığı yönünde olumlu görüş bildirdikleri fakat teknik yeterlilikler ve sayısal yeterlilik konusunda görüş birliği olmadığı görülmüştür. Kurum personelinin ise ISO27001 kapsamında alınan farkındalık eğitimlerini faydalı olduğu ve BGYS süreçlerinin kurumsal bilgi güvenliği açısından gerekli olduğu yönünde olumlu görüş bildirdikleri görülmüştür. Kurumsal bir BGYS kurmak, kurulan sitemin sürekliliğini sağlamak, sürekli izlemek ve aksayan yönlerini tespit ederek iyileştirmeler yapmak, bilgi güvenliği farkındalığı oluşturmak, kısacası canlı bir BGYS kurmak ISO27001 belgesi sahibi olmanın olmazsa olmaz şartlarındandır. Bu çalışmanın, kamu kurumlarının kurmuş oldukları BGYS’lerin etkinlik seviyelerine, sahiplenme durumlarına ve teknik yeterliliklerine ışık tutması açısından önemli olduğu düşünülmektedir.

Youtube Üzerinden Video Destekli Keman Öğretimine İlişkin Öğrenci Görüşleri

Bu çalışmanın amacı, Youtube üzerinden verilen video destekli keman derslerinin keman eğitimine olan katkısını saptamaktır. Bu çalışma kapsamında, çalışma grubunu 25 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilerin yaşları 10 ile 11 yaş arasındadır. Bu çalışma grubundaki öğrencilerin hiç biri keman eğitimi almamıştır. Öğrencilerle ilk hafta keman eğitimine yönelik dersler verilmiştir. İkinci haftadan itibaren Youtube üzerinden yayınlanan keman dersleri 11 hafta boyunca öğrencilere izletilmiştir. Öğrencilere Youtube üzerindeki videolara ek olarak bireysel çalışmalarına yönelik performans görevleri verilmiştir. Bu çalışmalar kontrol altında takip edilmiştir. Öğrencilere 12 hafta süren bireysel performans görevleri ve video dersleri sonunda anket ve gözlem formları uygulanmıştır. Anket soruları 17 adet sorudan oluşmaktadır. Anket soruları öğrenciler tarafından doldurulmuştur. Araştırma sonucunda, Öğrenciler tarafından izlenen Youtube videolarının öğrencilerin keman eğitimine olumlu katkısı olduğu söylenebilir. Ayrıca öğrenciler Youtube videoların hatırlamada kolaylık sağladığını bildirmişlerdir. Youtube videolarının öğrencilere keman eğitimine yönelik görsel ve işitsel olarak destek verdiği sonucuna varılmıştır. Keman eğitimi psiko-motor süreçleri kapsadığından, video derslerin keman eğitimi için yeterli olmadığı ve bireysel dersler ile desteklenmesi gerektiği düşüncesindedir.

Please Post Your Comments & Reviews

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir